Müslümanlar için kutsal zaman dilimlerinden birisi de İsra ve Miraç gecesidirİsra, Peygamberimizin Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yürüdüğü gece, Miraç ise, Mescid-i Aksa’dan özel bir ulaşım vasıtasıyla ve mucizevi olarak, sırrına vakıf olmadığımız bir şekilde gökyüzüne yaptığı yolculuktur.

Kur’an’da “Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren O (Allah) yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir (İsra,1) buyurulmaktadır.  Hadiste de Hz. Meymûne’nin Mescid-i Aksa’yla ilgili sorusuna Peygamberimiz “Gidin ve orada namaz kılın!” şeklinde cevap verir ve şunu ilave eder: “Şayet oraya gidemez ve orada namaz kılmazsanız, bari oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin!”(Ebû Davud, Salat 14).

Her mübarek zaman dilimi gibi bu gecenin de özel yönleri ve günümüze verdiği mesajlar vardır. Şimdi bu gecenin verdiği mesajlara bakalım:

Birinci Mesaj;

Filistin davasına sahip çık. Hadis’te geçen ‘Kandiline yakıt gönderin’ sözü Kudüs’e turistik bir gezi yapılması ya da restorasyon çalışmaları için bütçe ayırmaktan öte; Kudüs’e ve Mescidi Aksa’ya sahip çıkın, Filistin davasında taraf olun demektir.  Çünkü müminin kalitesi Filistin davasına bakışıyla bilinir.

Ey Mümin kalbini yokla. Filistin denildiği zaman dudak büküp “Bana ne!” mi diyorsun, yoksa kalbin Filistinli mücahitlerle beraber atıyor mu? Çünkü Mescidi Aksa’ya sahip çıkabilmek için Filistin’e sahip çıkmak gerekir.

İkinci mesaj;

Çalış, gayret et. Bunun sonucunda zaman ve mekan mefhumu ortadan kalkar. Allah tüm kapıları açar. Bilmediğin, gücün takatin ulaşamayacağı, aklın hafızaların almayacağı yerlere ulaştırır. Çünkü Miraç, zaman ve mekan mefhumunu ortadan kaldıran bir nitelik arz etmektedir. İslam yolunda mücadelede çekilen sıkıntılar, bazen büyük sürprizlerle neticelenir.

Üçüncü Mesaj;

Daralınca Allah ferahlatır. Miraç, boykot dönemi sonrası hicretten bir buçuk yıl kadar önce, Ebu Talip ve Hz. Hatice’nin vefat ettiği hüzün yılında ashabın Habeşistan’a göç ettiği, Taif’te taşlandığı ve müşriklerin baskısının zirveye ulaştığı bir döneme denk gelir. Allah, en zor durumda ferahlık verir. Bazen bir mümine bütün kapılar kapandığında, sürpriz bir ilahi yardımla yeni kapılar açılır.

Dördüncü Mesaj;

Miraç, namazdırnamaz da miraçtır. Hz. Peygamber’in miraçta ilahi huzura kabul edildikten sonra beş vakit namaz müjdesiyle döndüğü gibi, mümin de namazla ilahi huzura kabul edilmiş olur ve miraç gibi ulvi dereceye ulaşır.

Beşinci Mesaj;

Miracın üç hediyesi vardır. Peygamberimiz Miraç’tan üç hediyeyle dönmüştür. Bunların birincisi; Şirk koşmayan tüm müminler cennete girecektir. İkincisi; Mümin’in miracı beş vakit namaz, huzur ve ebedi saadet kaynağıdır.

Üçüncüsü de Bakara Suresi’nin son iki ayetidir. Bu ayetlerde verilen büyük müjdeler şunlardır: İman sadakatimiz Allah tarafından teyit edilmiştir. Müminler imanda, peygamberler arasında ayrım gözetmez ve emre itaat ederler. Hata ve unutularak yapılanları Allah affeder. Allah, kişiye kaldıramayacağı sorumluluğu yüklemez. Öyleyse başaramayacağın iş yoktur, gücünü zorla. Son olarak af, mağfiret ve rahmet dilekleriyle Rabbine yönel ve düşmanlara karşı mücadele ederek “Allah’ım düşmanlarımıza karşı bize yardım et!” duasıyla nusreti bekle.

Altıncı mesaj;

Sıddıklık makamı kimsenin olmadığı günde kazanılır. Miraç olayını müşriklerin tahrikiyle çoğu kimse inkara yönelmiş, Hz. Ebubekir ise “O ne dediyse doğrudur, ben onun bundan daha fazla söylediklerine inandım” diyerek Peygamberlerden sonraki en yüce makam olan “sıddık” rütbesine bu gecede ermiştir.

Yedinci mesaj;

Kazananlar; zafere değil sefere odaklanarak, yılmadan mücadele eden ve cihat edenlerdir. Peygamberimiz Miraç yolculuğunda birtakım toplulukları gördüğünü belirtiyor. Bunların bazıları az veya hiç ümmeti olmayan peygamberlerdir. Önemli olan taraftar toplamak değil, hakkın yolunda sebat etmektir. Hiçbir insanı ikna edemeyen peygamberler bile görevlerini yapmışlardır. Cihat edenlerin, bol mahsul aldıklarını gördüğünü belirtmiştir.

Sekizinci Mesaj;

Kaybedenler; Faizciler, haram yiyenler, dedikoducular, namazda gevşek davrananlar, zekat vermeyenler, emanete riayet etmeyenler, fitneciler, alay edenler, yetim malı yiyenler, zina edenler ve kocasını aldatan kadınlar. Miraçta Peygamberimizin gördüğü bir başka grup da mezkur suçları işleyenler ve cezaya çarptırılanlardır. Örnek olarak faiz yiyenlerin durumu “Miraç gecesi bir kavme uğradım. Onların karınları evler gibiydi. O karınların içinde de yılanlar vardı. O yılanlar karınlarının dışından gözüküyordu. Dedim ki: Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir? Cebrail dedi ki: Bunlar faiz yiyenlerdir.” (İbn Mâce, Ticârât 58)

Dokuzuncu Mesaj;

İsra Suresi’nde temel ilkeler;

Emredilenler; Anne-babaya hürmet, akrabaya, yoksula, yolda kalmışlara iyilik, sözü yerine getirmek ve doğruluk üzere olmak.

Yasaklananlar; Şirk koşmak, cimrilik, israf, geçim kaygısıyla çocukları öldürmek, zinaya yaklaşmak, cana kıymak, yetim malına el uzatmak, bilmediği bir şeyin ardından körü körüne gitmek, kesin bilgi sahibi olmadan hüküm vermek, ölçü ve tartıda hile, böbürlenerek yürümek, kibir ve gurur.